Site Rengi

Diyabet Cerrahisi

07.11.2020
13
Diyabet Cerrahisi

Uluslararası Diyabet Örgütü’nün verilerine göre, dünyada her 11 yetişkinden biri diyabet hastası. Bu hesaplamayla, 415 milyon fert diyabet sorunuyla başa çıkmaya çalışıyor. Üstelik bu rakam, giderek artmaya devam ediyor.

Obezite, Diyabet ve Reflü Cerrahisi – Yakın Doğu Üniversite Hastanesi

Devlet sağlık bütçelerindeki harcamaların yüzde 12’si diyabetik hastalar için yapılıyor. Her 6 saniyede 1 birey diyabet ve buna bağlı gelişen hastalıklardan dolayı hayatını kaybediyor. 2015 senesinde diyabet görülme sıklığı yüzde 7.2-11.4’ken, bu alanda harcanan para 673 milyar dolara ulaştı.

Diyabetlerin yüzde 90’ını tip 2 diyabet hastaları oluşturuyor. 40-59 yaşlarında görülme sıklığı artıyor ve maalesef her iki diyabetliden birisi hasta olduğunu bilmiyor. Dünya nüfusunun 7.3 milyar olduğu düşünülürse, 2035’de beklenen diyabetli insan sayısı 592 milyon kişiye ulaşacak.

Türkiye’de TURDEP’in yaptığı çalışmalarda, 1998 yılındaki diyabet sıklığının yüzde 7.2’den yüzde 16.2’ye yükseldiği görüldü. Gene bu araştırma, son 10 yıl içinde diyabetli hasta sayısında yüzde 90, obez insan sayısında da yüzde 44 artış yaşandığını ortaya koydu. Türk insanlarının yüzde 33’ünün obez, topluluğun 2/3’ünün ise fazla kilolu bulunduğunu söylemek mümkün.

Diyabet cerrahisi şeker hastalığının kesin çözümü mü?

Diyabetin bu kadar sık görülmesinin ana nedenleri içinde; toplumun yaşlanması, insanoğluın daha çok gıda tüketip, daha az hareket etmeleri var.

Diyabet yalnız kan şekerinde yükseklik olarak görülmemeli. Metabolik bir hastalık ve küresel acil çözüm bekleyen ciddi bir sağlık problemi olduğu kabul edilmeli. Kan şekerindeki yükseklik, körlükten uzuv kayıplarına, kalp krizinden böbrek hastalıklarına pek çok problemi de beraberinde getiriyor.

İki tür diyabet hastalığı vardır. Biri, daha çok gençlerde görülen ve genetik kökeni bulunan Tip 1’dir. Diğeri ise erişkin grupta obezite ve hareketsizliğe bağlı gelişen Tip 2 diyabettir. Diyabetlilerin yüzde 90’ı Tip 2, yüzde 10’u Tip 1’dir.
Tip 2 diyabet, mide-bağırsak sistemiyle doğrudan bağlantılıdır. Tıbbi tedavisinde çeşitli ilaçlar kullanılıyor. İlaçlarla kontrol edilemeyen hastaların tedavileri ise insülin enjeksiyonlarıyla yapılıyor. Diyabetli sayısının giderek artması ve kötü beslenme alışkanlıklarının terk edilememesi, yeni çözüm arayışlarını bununla beraber getirmiştir. Ve 2016 yılı adım atarından itibaren diyabet tedavisi protokollerine diyabet cerrahisi veya metabolik cerrahi denilen yöntemler de eklenmiştir.

Başlangıçta aşırı kiloluluk nedeniyle ameliyat edilen hastaların kilo kaybının yanı sıra diyabet şikayetlerinin de düzelmesi metabolik cerrahi denilen kavramı ön plana çıkardı. Aslına bakarsak Tip 2 diyabetin en önemli nedeni olan fazla yağ oranının azaltılması, problemin çözülmesi açısından önemliydi. Sadece daha sonraları, insülin regülasyonunda önemli yer tutan ince bağlarırsaklara yönelik girişimler ön plana çıkmaya başladı. İnce bağırsakların son kısmından salgılanan GLP-1 ile üst orta kısmından salgılanan GIP gibi hormonlar, insülin salgılanmasını ve tesirini artırıp, mide boşalmasını da geciktirerek tokluk hissi uyanmasına yol açtı. İşte bu etkilerle sadece kilo yitirilmesine bağlı diyabetin düzeltilmesi değil, bağırsaklardan salgılanan hormonların daha çok aktive edilmesine yönelik ameliyatlar uygulanmaya başlandı. Bunlara da Metabolik Cerrahi adı verildi.

Diyabet Tedavisi Kimler İçin Uygun?

Rehberlere de giren cerrahi tedavilerde hastalarda şu kriterler aranıyor:

1- Tip 2 diyabetikler,

2- Tip 2 diyabetik olup, ilaçlar ve insülinle kontrol edilemeyen, giderek daha fazla insülin ve ilaç kullanmak zorunda kalan hastalar.

Sleeve gastrektomi (Tüp mide), Gastrik by pass, doudenal switch, SADI-S, Partition, İleal interpozisyon gibi farklı yöntemler, hem hasta aynı zamanda cerrahlar tarafından belirleniyor.

Cerrahi Yöntem Seçimi

Cerrahi yöntemin seçiminde, fizyolojiyi minimum bozan, en etkili yöntemlerden biri seçiliyor. Burada hastanın aşırı kiloluluk derecesi önemlidir. Aşırı kiloluluğun üç sınıflandırması vardır:

  1. Sınıf aşırı kiloluluk = Vücut Kİtle İndeksi (VKİ) 30-35
  2. Sınıf aşırı kiloluluk = VKİ 35-40
  3. Sınıf obezite = VKİ 40 ve üzeri
    Bu sınıflamaya göre; bir tek fazla kilolarına bağlı diyabeti olan hastalarda. şu demek oluyor ki 3. Sınıf morbid obezlerde tüp mide ve benzeri yöntemler yeterliyken, 1 ve 2. Derslik hastalarda Partition, SADI-S gibi operasyonlar tercih edilmelidir.

Diyabet tedavisi için meydana getirilen aşırı kiloluluk ameliyatları laparoskopik yöntemle uygulanır. Lüzumlu görülmedikçe, açık operasyona başvurulmaz. Laparoskopik yöntemin ameliyat sonrasında daha az ağrı, daha hızlı işe dönme ve daha iyi kozmetik sonuç şeklinde avantajları vardır. Hastaların 3-4 gün hastanede yatması gerekebilir. Operasyonların obezite merkezlerinin bulunduğu, endokrin takibinin yapılabildiği deneyimli merkezlerde yapılması önemlidir.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.